
SEVİNÇ VE HÜZÜN AYI RAMAZAN
Ahmet Ergin GÜCCAN
Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn. Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ rasûlinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve ashâbihî ve ezvâcihî ve evlâdihî ve etbâihî ve ehl-i beytihî ve ümmehâtihî ve ebîhi bi-adedi külli şey’in fi’d-dünyâ ve’l-âhireti ve kezâlik. Ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn.
Bizleri yoktan var eden, varlıkların içerisinde Kuran-ı Hakim’de buyurduğu üzere en güzel bir şekilde yarattığı insan olma nimetini bahşeden, insan olma nimetini iman şerefi ile donatan, habibine ümmet kılan Rabbimize hamd-ü senalar olsun.
Alemlere rahmet olarak gönderilmiş olan, Rabbimizin Kur’an-ı Mecid’de ahlakını övdüğü, gelişiyle güzel ahlakın tamamlandığı Peygamberimiz Efendimiz (S.A.V.) Efendimize de salat-ü selamların ve tehıyyelerin en güzeli olsun.
Rabbimize hamdediyoruz ki yeryüzünde kandiller mesafesinde olan dostlarından mübarek efendimiz Hz. Abdullah Faruki El- Müceddidi Hazretlerini ve onun o güzel ahlakını anlatabileceğimiz bu internet sitesini faaliyete geçirmemizi Rabbimiz bize bahşetti. Geçen yıl mübarek Efendimiz Hz. Abdullah Faruki El- Müceddi Hazretlerinin miladi olarak sene-i devriyesi olan 11 Aralık’ta sitemiz siz kıymeti kardeşlerimize MERHABA demişti. Aradan yaklaşık 9 ay geçti ve bugün mübarek Efendimiz Hz. Abdullah Faruki El-Müceddi Hazretlerinin yine maşukuna vuslat eylediği bir günde ama bu defa hicri 3 Ramazan’da sizlere bir yenilikle daha bir hizmeti sunmaya çalışıyoruz. Rabbimiz nasip kısmet ederse inşallah bundan sonra her ay bu köşede sizlerle bir araya geleceğiz. Maksadımız ömrünün Rabbi Teala’nın rızası yoluna adamış, bir sünnet ve ehl-i beyt aşığı mübarek Efendimiz Hz. Abdullah Faruki El-Müceddidi Hazretlerinin bıraktığı bu tertemiz sünnet yolunda Rabbimizin rızasını kazanmak maksadıyla hizmet etmektir. Gayret bizden Tevfik Allah’tandır. Kusurlar nefsimizden bütün güzellikler Rabbimiz’dendir.
İçerisinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayı bizim için hem bir sevinç ve hem de bir hüzün ayıdır. Sevinç ayıdır Ramazan çünkü Fahr-i Kainat (S.A.V.) Efendimiz bir hadis-i şerifinde “Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.” Buyurmuştur. Ümmetin ayı olan Ramazanda oruç vardır ve orucun (ihlaslı ve samimi olmak kaydıyla) mükafatı bihesap(hesapsız) tır. Zira Allah Rasulü S.A.V. Efendimizin “Ey kedicik babası!” diye taltif buyurduğu Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur:) Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-i kudside) şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükâfaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terketti."
Ramazan hüzün ayıdır. Çünkü bu ayda, yine Ramazan’ın üçünde Server-i Kainat S.A.V. Efendimiz’in gözümün nuru diye bahsettiği, bir hadis-i şerifte “Fatıma benden bir parçadır. Kim onu üzerse beni üzmüştür.” Buyurduğu, Peygamber Efendimiz S.A.V. Efendimiz’in mübarek soyunun devam ettiği, cennet hanımlarının seyyidesi Hazreti Fatıma’tüz Zehra (R. A.) annemiz rahmet-i Rahman’a kavuşmuştur.
Ramazan sevinçtir. Çünkü Ramazan içerisinde Kuranın ifadesiyle “Bin aydan daha hayırlı olan” Kadir gecesini saklı tutmaktadır. Ramazan sevinçtir. Çünkü içerisinde yardımlaşmayı, kardeşliği, zekatı, fitreyi, bayramı taşımaktadır.
Ramazan hüzündür. Çünkü içerisinde İmam-ı Rabbani gibi mübarek Efendimiz Hz. Abdullah Faruki El-Müceddidi gibi sünnet aşığı, bidatların yılmaz ve yıkılmaz düşmanı büyük Allah dostlarının şeb-i arusunu bulundurmaktadır.
Hüznün ve sevincin tıpkı iman da korku ile ümidin bir arada olduğu gibi bir arada olan Ramazan-ı Şerifte Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) Efendimizin rivayet ettiği : "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez." Buyurduğu Reyyan kapısından girebilmek için hepimiz bütün Müslümanlar çok büyük bir çaba ve gayret içerisinde olmalıyız. Sayılı ve az günler olan Ramazan-ı Şerifte Rabbimizin sağnak sağnak yağan rahmetinden istifade etmek için Kurani ifade ile hayırda yarışmalıyız. Hayrın hepsi Allah katındadır. Ve Allah-ü Zülcelal hayrı Habibinin kapısı ile kullarına açmıştır. Ne gibi bir amel varsa hayırlı olan onu o güzel Nebi S.A.V. yapmıştır.
Öyle ise biz Müslümanlara düşen vazife her hali hayır olan o Nebiyy-i Ekrem S.A.V. Efendimizin sünnetlerine sımsıkı sarılmaktır. Ramazan sünnete sımsıkı sarılıp Allah Rasulünün idrak ettiği şekilde idrak edilirse Ramazan olur. Yoksa Rabbimizin bizim aç ve susuz kalmamıza ihtiyaçları yoktur. Onun içindir ki bu mübarek ayı Efendimiz S.A.V.’in nasıl geçirdiği muhakkak öğrenilmeli ve onun Ramazan’ı gibi bir Ramazan yaşanmalıdır. Biz burada siz kıymetli okuyucularımıza örnek olması açısından Peygamber Efendimiz S.A.V.’in Ramazan-ı Şerifle ilgili birkaç sünnetini alıyoruz;
– Efendimiz S.A.V. Ramazan ve bayram hilalini takip eder, hilalle ilgili bir haber alır almaz ya oruç tutar yahut bayram ederdi.
– Efendimiz S.A.V. Sahur yemeği yerdi ve bizimde sahur yemeği yememizi ve geç yememizi tavsiye buyururdu.
– Efendimiz S.A.V. iftarda acele etmemizi tavsiye buyurur ve kendisi de akşam namazını kılmadan önce iftar eder, iftardan yani ezandan evvel iftar sofrasına oturur ve dua ederdi.
– Efendimiz S. A.V. hurma ile yahut su ile iftar ederlerdi.
– Efendimiz S. AV. Ramazan-ı Şerifte Kuran-ı Kerim’i Hz. Cebrail A.S. ile mukabele ederlerdi. (Efendimiz S.A.V. her yıl bir defa Ramazan’da Kuran’ı mukabele ederdi. Ancak veda yılında 2 defa mukabele etmiştir.
– Efendimiz S. A.V. Ramazan-ı Şerifte her gece teravih namazı kılarlardı. Ve bu teravih namazını iki rekat iki rekat şeklinde kılarlardı.
– Efendimiz S. A.V. Ramazan-ı Şerif’in son on gününde itikafa girerlerdir.
– Efendimiz S. A.V. Ramazan-ı Şerifte sahabe efendilerimizin rivayetlerine göre cömertlikte esen bir yel gibi idiler.
– Efendimiz S. A.V. Ramazan-ı Şerifte hem fakirlerin sofrasına misafir olur ve hem de onları mübarek sofralarına misafir ederdi.
Vesselamü ala menittebeal hüda.


Gönderen


Kayıtlı


